Köpeklerde Kısırlaştırmanın Uzun Vadeli Etkileri

Bir noktada, köpeklerle ilgilenen herkes kısırlaştırmak/kısırlaştırmamak konusunu düşünmek zorunda kalıyor. Geleneksel görüş erken yaşta kısırlaştırmanın faydalarının risklerinden daha fazla olduğu yönünde. Geleneksel görüş karşıtı kanıt birikmiş olsa da bu görüş genellikle karar verme sürecinde yer alır.

Ms. Sanborn konunun karışıklığını çözmeye çalışmak için ayrıntılı ve bilimsel bir şekilde veteriner tıbbi literatürünü araştırdı. Dişi ve erkek köpeklerde kısırlaştırmanın sağlık etkilerini değerlendirmek için 50’den fazla meslektaş incelemesinden geçmiş araştırma üzerine çalışılmıştır. Osteosarkom, hemanjiosarkom, hipotirodizm ve daha az görülen bazı hastalıkların kısırlaştırılmış erkek köpeklerde artan risk bulguları göz ardı edilemez. Kısırlaştırmanın hayvanın genel sağlık ve refahı için yarar ve zararlarını tartmamak veteriner hekimleri ve evcil hayvan sahipleri için sorumsuzluk olur. Dişi köpekler için karar çok daha karmaşık olabilir; bu da her hasta için standart bir çalışma prosedürü yerine, hastaya özel tıbbi karar verilmesi gerektiğini tekrar vurguluyor.

Bu değerlendirmede hiçbir genelleme ima edilmemiştir. Yazarın yaptığı, hayvanların bütün sağlık ve hastalık bilgilerini bizlere sunmak ve bu bulguları tek tek incelemek. Kısırlaştırma konusunda köpeğin cinsiyeti, yaşı, ırkı ve hatta uzun süreli bakılacağı koşulları, barınması ve eğitimi gözönünde bulundurulup en iyi karar verilmeli.

Bu önemli araştırma veteriner ve evcil hayvan sahiplerinin daha bilinçli kararlar vermesini sağlayacaktır. Kim daha ne isteyebilir ki?

Larry S. Katz, PhD
Doçent ve Hayvan Bilimleri Bölüm Başkanı

Rutgers Universitesi

New Brunswick, NJ 08901

GİRİŞ

Amerika’da köpek sahiplerine sık sık sağlık gerekçeleriyle köpeklerini kısırlaştırmaları tavsiye edilir. Sağlık açısından bir dizi yararı belirtilse de, kanıtlarla bu iddiaları desteklememektedir.

Kısırlaştırmanın sağlık üzerine etkileri tartışılırken, sağlık riskleri çoğu zaman belirtilmemektedir. Zaman zaman bazı riskler belirtilse de, ciddi riskler genelde belirtilmez.

Veteriner tıbbi literatüründe bulunabilen bu makale, köpeklerde kısırlaştırmanın uzun vadeli sağlık riskleri ve yararlarını özetlemek için yazılmıştır. Bu makalede, kısırlaştırmanın nüfus kontrolü ya da davranış üzerine etkisi ele alınmayacaktır.

Bu makalede özetlenen sağlık riskleri ve faydaları büyük oranda geriye dönük epidemiyolojik araştırmaların bulgularından alınmıştır. Bazıları ise ileriye yönelik olası ilişkileri araştıran prospektif çalışmalardan derlenmiştir.

ÖZET

Veterier tıbbi literatürüne objektif bir bakış kısırlaştırma ile ilgili uzun vadeli sağık riskleri ve faydaları ile ilgili karmaşık bir durum ortaya koymaktadır. Kanıtlar kısırlaştırmanın köpeklerde olumlu ve olumsuz sağlık etkileri olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu konuda ne kadar çok bilinmeyen olduğunu da ortaya koymaktadır.

Her şey hesaba katılınca, gelecekteki sağlık sorunlarını önlemek için erkek köpeklerin, özellikle cinsel olgunluğa erişmemiş erkek köpeklerin, kısırlaştırılmasının savunulamayacağı görülüyor. Kısırlaştırma ile ilişkili sağlık sorunlarının sayısı çoğu durumda sağlık yararlarını aşabilir.

Olumlu tarafa bakacak olursak, erkek köpeklerin kısırlaşması,testis kanserinde ölüm riskini düşürür.

Enfeksiyon, abse, cerrahi yara rüptürü ve sütürlerin çiğnenmesi gibi ciddi komplikasyonlar % 1-4 oranında görülmüştür, bu kompliksayonlar % 90 dişi köpek kısırlaştırmada, % 10 erkek köpek kastrasyonunda görülmüştür4.

Kısırlaştırmaya bağlı komplikasyonlardan ölüm oranı yaklaşık % 0.12 olup düşüktür.

Prostat Kanseri

Birçok kısırlaştırma ile ilgili bilgi erkek köpeklerde kısırlaştırmanın prostat kanseri riskini azalttığı ya da ortadan kaldırdığını iddia eder. İnsanlarda prostat kanserinin testosteron ile bağlantılı olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu varsayım çok da mantıksız değildir. Fakat köpeklerde kanıtlar bu iddiayı desteklememekte, hatta en güçlü kanıtlar dahi bunun tam tersine işaret etmektedir.

Geçmiş yıllarda kısırlaştırılmış erkek köpeklerde prostat kanseri riskinin azaldığını veya yükseldiğini gösteren çelişkili epidemiyolijik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar kontrol grubu kullanmadıklarından sonuçlarını yorumlamak zordur. Bu, kısmen olarak çelişkili sonuçları açıklayabilir.

Daha yakın zamanlarda, kontrol grubu kullanan iki retrospektif çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri Avrupa’da5 köpekleri ele alırken, diğeri ise Amerika’da6 köpek populasyonunu inceledi. İki çalışma da kısırlaştırılmış erkek köpeklerin prostat kanseri riskinin kısırlaştırılmamış köpeğe kıyasla dört kat yüksek olduğunu gösteriyor.

Bu sonuçlara göre araştırmacılar bir neden-sonuç ilişkisi öneriyor: “Bu erkek köpeklerde kısırlaştırmanın prostat kanseri gelişimini başlatmadığını, ama tümörün ilerlemesine yol açabileceğini gösterir”5 ve “Çalışmamızda köpeklerde prostat kanserinin çoğu ürotelyal/duktal kökenli olduğu görüldü. Kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde prostat kanseri görülme sıklığının daha az olmasının nedeni testisten gelen hormonların ürotelyal/duktal karsinoma karşı koruyucu olduğuna veya prostattaki ortamı değiştirerek indirekt olarak kanser gelişimine bir etki yaptığına işaret edebilir.”6

Bunu perspektife koymamız gerekiyor. İnsanlardaki durumun aksine, prostat kanseri köpeklerde yaygın değildir.

Nekropsi çalışmalarına7 göre köpeklerde prostat kanseri oranı % 0.6’nın altındayken, prostat kanseri riskinin kısırlaştırma kararında önemli bir etki oynaması zor. Verilere göre en az bir ırkta (Bouvierler)5 prostat kanseri riskinde bir artış görülüyor, fakat diğer ırklarda bizi yönlendirecek çok az veri bulunmaktadır.

Testis Kanseri

Kısırlaştırma sırasında testisler alındığı için kısırlaştırma testis kanseri riskini tamamen ortadan kaldırır (kanserin gelişiminden önce kısırlaştırma yapıldığı varsayılırsa). Bu kısırlaştırılmamış erkek köpeklerdeki testis kanseri riskiyle kıyaslanmalıdır.

Testis tümörleri kısırlaştırılmamış yaşı ilerlemiş erkek köpeklerde sık görülmez, görülme sıklığı % 78‘dir. Ancak, testis tümörleri için prognoz metastaz9 oranı düşük olduğundan çok iyidir, bu nedenle testis kanseri kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde nadir bir ölüm nedenidir. Örneğin, Purdue Üniversitesi’nin Golden Retriever sağlık anketinde testis kanserinden ölümlere o kadar az rastlandı ki, erkek Golden Retrieverlar’ın % 40’ının kısırlaştırılmamış olmasına rağmen testis kanseri “Ölüm Nedeni Veteriner Tarafından Onaylanmış Vakalarda Kaybedilen Yaşanacak Potansiyel Yıllar” listesinde nedenler arasına bile girmedi. Ek olarak, testis tümörleri için tedavi gören GR’larda kür oranı % 90.9 olarak görüldü. Bu testis tümörlerinde metastaz olayını % 6-1411 arasında bulan diğer çalışmalarla da uyumludur.

Testis tümörlerinin yüksek tedavi oranı ile görülme sıklığının birleştirilmesi, kısırlaştırılmamış erkek köpeklerin sadece % 1’inin testis kanserinden öleceğine işaret eder.

Özet olarak, genç erkek köpeklerin kısırlaştırılması için verilen en yaygın nedenlerden biri olan hayvanı testis kanserinden koruma ihtimali, testis kanserinin oluşturduğu risk açısından erkek köpeğin kısırlaştırılmasını savunabilecek kadar yüksek değildir.

İnmeyen ve karın boşluğunda bulunan testislerde tümör görülme sıklığı 13.6 kat daha fazla olduğu için12 ve ayrıca rutin fiziksel muayenede inmemiş testis tümörlerinin tespiti daha zor olduğu için buna istisna olarak tek veya çift taraflı kriptorşid sayılabilir.

Osteosarkom (Kemik Kanseri)

Çok cinsli olgu-kontrol calışmasında kısırlaştırılmış (erkek ve dişi) köpeklerde osteosarkom riskinin kısırlaştırılmamış köpeklerin riskinin iki katı olduğu görülmüştür13.

Bu risk, osteosarkom riskinin nispeten daha yüksek olduğu Rotweillerlar’da incelenmiştir. Bu retrospektif kohort çalışma, orteosarkom riskini kısırlaştırma yaşı ile beraber araştırdı ve yükselen osteosarkom riskinin genç köpeklerde kısırlaştırma ile bağlantılı buldu14.

Kısırlaştırılmamış köpeklere kıyasla 1 yaşından önce kısırlaştırılan erkeklerde osteosarkom riski 3.8, dişilerde ise 3.1 kat fazla olarak bulundu.

Cinsteki yüksek risk erken yaşta kısırlaştırma ile birleşince 1 yaşından önce kısırlaştırılmış erkek Rottweilerlar’da osteosarkom görülme oranı % 28.4, kısırlaştırılmış dişi Rottweilerlar’da ise % 25.1’dir. Bu sonuçlar daha önceki çok-cinsli araştırma13 ile tutarlıdır ve ek olarak kısırlaştırma yaşını da riskle beraber değerlendirmek gibi bir avantaj da sağlamaktadır. Bu iki çalışmanın bulgularını birleştirince varılan mantıksal sonuç, 1 yaş öncesi kısırlaştırma ile osteosakom riskinin önemli ölçüde artacağıdır.

Seks hormonlarınının iskelet yapısı ve kitlesi üzerine etkileri bilindiğinden, ve bulguları seks hormonlarına maruz kalma süresi ve osteosarkom riski arasında ters bir ilişki14 gösterdiğinden araştırmacılar bir neden-sonuç ilişkisine işaret etmektedirler.

Osteosarkom riski cinsin büyüklüğü ve özellikle boyu arttıkça artış gösterir13. Orta/büyük, büyük ve dev ırklarda sıklıkla görülen bir ölüm nedenidir. Osteosarkom Golden Retrieverlar’da10 en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve daha büyük ırklarda bu oran daha yaygındır13.

Osteosarkomun kötü prognozu ile birçok ırkta görülme sıklığı beraber ele alındığında, orta/büyük, büyük ve dev ırklarda erken kısırlaştırma ile osteosarkom nedeniyle ölüm oranında ciddi ve yüksek bir artışın bağlantılı olduğu anlaşılıyor.

Meme Kanseri

Meme tümörleri kısırlaştırılmamış dişi köpeklerde en sık görülen tümörlerdir. Kısırlaştırmanın ABD’de olduğu kadar yaygın olmadığı Norveç’te yapılan bir çalışmaya göre kısırlaştırılmamış dişi köpeklerde görülen kötü huylu tümörlerin % 53’ü meme tümörüdür.

Meme tümörlerinin % 50-60’ı kötü huyludur ve metastaz riski yüksektir16. Köpeklerde meme tümörlerinde östrojen reseptörleri olduğu görülmüş17, ve yayınlanan araştırmalara göre, kısırlaştırılmış dişi köpekte meme tümörü görülmesinin kısırlaştırılmamış dişi köpek arasında oran (göreceli risk oranı) kaç kere estrus geçirdiğine bağlıdır:

Kısırlaştırma öncesi estrus sayısı        Göreceli Risk Oranı

Hiç                                                                0.005

1                                                                    0.08

2 veya daha fazla                                      0.26

Kısırlaştırılmamış                                      1.00

 

Aynı veriler farklı bir şekilde gruplandığında kısırlaştırılmış köpeklerle kısırlaştırılmamış köpekler arasında göreceli risk oranı şu şekilde görülmüştür:

Kısırlaştırma Yaşı                                Göreceli Risk Oranı

≤ 29 ay                                                    0.06

≥ 30 ay                                                    0.40

Kısırlaştırılmamış                                1.00

Lütfen bu verilerin “göreceli” risk olduğunu aklınızda bulundurun. Bu çalışma birçok yerde referans olarak gösterilmiş ve sonuçlar mutlak risk olarak alınıp yanlış yorumlanmıştır.

İnsanlarda östrojen kaynaklı olduğu bilinen meme kanseri riskinde benzer bir azalma “yapay menopoz”19 ile 40 yaşından önce östrojen üretimi duran kadınlarda da görülmüştür. Golden Retrieverlar’ın % 89’u kısırlaştırılmış olmasına rağmen meme kanseri GR’larda kaybedilen yılların nedenleri arasında 10. sırada yer alıyor, kaybedilen medyan yıl ise 3.410. Hemen hemen tüm meme kanseri vakalarının dişi köpekler olduğu düşünülünce dişi GR’larda kaybedilen yılların nedenleri sıralamasında meme kanserinin 5. sırada olacağı düşünülebilir. Daha fazla dişi GR 30 aydan sonra kısırlaştırılsaydı, bu daha da yüksek olurdu.

Boxer, Cocker Spaniel, İngiliz Springer Spaniel ve Dachshundlar meme kanseri açısından yüksek riskli ırklardır15. Çoğunlukla kısırlaştırılmamış olan bir grup Boxer’da 6-12 yaş arası meme kanseri görülme oranı % 40 olarak ölçülmüştür15. Safkan köpeklerde risk oranının kırma köpeklerle kıyasla daha yüksek olduğunu, COI oranının daha yüksek olan safkan köpeklerde riskin COI daha düşük olan köpeklerle kıyasla daha yüksek olduğunu gösteren bazı göstergeler de bulunmaktadır. Bu bulguların anlamlı olup olmadığını belirlemek için daha fazla araştırma gerekmektedir.

Özet olarak, dişi köpeklerde kısırlaştırma meme kanseri (yaygın olarak görülen bir kanser) riskini önemli derecede azaltır ve 30 aylık olana kadar ne kadar az östrus yaşanırsa, risk o kadar düşük olur.

Dişi Üreme Sistemi Kanseri (Rahim, Servikal ve Over Kanserleri)

Rahim/servikal tümörler köpeklerde görülen tümörlerin sadece % 0.3’üne denk gelen nadir görülen tümörlerdir.

Kısırlaştırma over tümörü riskini ortadan kaldırır, fakat risk sadece % 0.5’dir22.

Kısırlaştırma üreme sistemi tümör riskini ortadan kaldırsa da, riskler çok düşük olduğundan rahim, servikal ve over kanseri risklerini ortadan kaldırmak için böyle bir ameliyat kabul edilebilir olması olası değildir.

İdrar yolu Kanseri (Mesane ve Üretra Kanserleri)

Yaş eşleşmeli retrospektif bir çalışmada kısırlaştırılmış köpeklerde alt üriner sistem tümörlerinin oluşması kısırlastırılmamış köpeklerden iki kat fazla olduğu görüldü23. Bu tümörler neredeyse her zaman kötü huyludurlar fakat seyrek olarak görülürler, köpeklerdeki bütün tümörlerin sadece % 1’inden azını oluştururlar. Bu yüzden riski kısırlaştırma kararında çok önemli bir etken olarak görmek mümkün değildir.

Airedalelar, Beaglelar ve İskoç Terrierler’de idrar yolu kanseri riski daha yüksektir, Alman Çoban Köpekleri’nde ise daha düşüktür23.

Hemanjiyosarkom

Hemanjiyosarkom köpeklerde yaygın görülen bir kanserdir. Saluki, French Bulldog, Irish Water Spaniel, Flat Coated Retriever, Golden Retriever, Boxers, Afghan Hounds, İngiliz Setter, İskoçTerrier, Boston Terrier, Bulldog, and Alman Çoban Köpeği’nde önemli bir ölüm nedenidir24.

Yaş eşleşmeli kontrollü bir çalışmada, kısırlaştırılmış dişi köpeklerin kısırlaştırılmamış dişi köpeklere kıyasla dalak hemanjiyosarkom riskinin 2.2 kat daha yüksek olduğu görülmüştür24.

Kardiyak hemanjiyosarkomun risk faktörlerinin retrospektif bir çalışmasında kısırlaştırılmış dişi köpeklerde kısırlaştırılmamış dişi köpeklere kıyasla >5 kat daha yüksek riskte oldukları, kısırlaştırılmış erkek köpeklerde ise kısırlaştırılmamış erkek köpekle kıyasla 1.6 kat daha yüksek risk görülmüştür25. Yazarlar özellikle dişi köpeklerde hemanjiyosarkoma karşı seks hormonlarının bir koruyuculuk sağladığını savunuyor.

Hemanjiyosarkomun önemli bir ölüm nedeni olduğu ırklarda bu artan risk kısırlaştırma/kısırlaştırmama ve kısırlaştırma zamanının belirlenmesi kararında bir faktör olmalıdır.

Hipotiroidi

Hipotiroidi riski kısırlaştırılmış köpeklerde kısırlaştırılmamışa kıyasla üç kat artmış bir risk ile ilişkişi olduğu saptanmıştır26.

Araştırmacılar bir neden-sonuç ilişkisine işaret etmektedirler: “Tiroid fonksiyonu üzerindeki doğrudan hafif etkisinden daha çok kısırlaştırmanın ve hipotiroidin seks hormonlarının bağışıklık sistemi üzerine olan etkisidir. Kastrasyon farelerde otoimmün tiroiditin şiddetini artırır bu da kısırlaştırma ve köpeklerde hipotiroid arasındaki bağı açıklayabilir.”

Köpeklerde hipotiroid obezite, uyuşukluk, tüy dökülmesi ve üreme anormalliklerine yol açar27.

Irk sağlık araştırmalarında hipotiroidin yaşan boyu risk Great Daneler29‘de 13’de 1, Golden Retrieverlar’da10 4’de 1, ve Akitalar28‘da 3’de 1 olarak görülmüştür.

Obezite

Metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle, kısırlaştırılmış köpekler kısırlaştırılmamış köpeklerden daha kilolu ya da obez olma olasılığı daha yüksektir. Bir çalışmada kısırlaştırılmamış dişilere30 kıyasla kısırlaştırılmamış dişilerde obezite riskinin iki kat artmış olduğu bulundu. Başka bir çalışmada kısırlaştırılmış köpeklerin kısırlaştırılmamışlara kıyasla obez olma riski 1.6 (dişi) veya 3 (erkek) kat, fazla kilolu olma riski de 1.2 (dişi) ve 1.5 (erkek) kat daha fazla olduğu görülmüştür31.

İngiltere’de veteriner kliniklerinde yapılan bir anket çalışmasında ise tüm köpeklerin % 21’inin obez olduğu görülmüştür30.

Obezite ve/veya aşırı kilo köpeklerde birçok sağlık problemiyle bağlantılıdır. Kilolu köpeklerin hiperadrenokortisizme, kopan çapraz bağ, hipotiroidi, alt üriner sistem hastalıkları ve ağız hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir32. Obez köpeklerin hipotiroidi, diabetes mellitus, pankreatit, kopan çapraz bağ ve neoplazi (tümörler) yakalanma riskleri daha yüksektir32.

Diyabet

Bazı veriler kısırlaştırmanın erkek köpeklerde diyabet riskini 2 kat artırdığını gösterse de, başka çalışmalarda önemli bir değişklik görülmemiştir33. Aynı çalışmalarda dişi köpeklerde kısırlaştırma ile diyabet riski arasında herhangi bir bağlantı görülmemiştir.

Aşılara Advers Reaksiyon

Köpeklerde olumsuz aşı reaksiyonlarının retrospektif bir kohort çalışmada alerjik reaksiyonlar, ürtiker, anafilaksi, kardiyak arrest, kardiyovasküler şok ve ani ölüm dahil araştırılmıştır. Kısırlaştırılmamış dişilere kıyasla kısırlaştırılmış dişilerde advers reaksiyon riskinin % 30 artmış olduğu, kısırlaştırılmamış erkeklere kıyasla kısırlaştırılmış erkeklerde ise % 27 artmış olduğu görülmüştür34.

Araştırmacılar neden-sonuç ilişkisini tartışırken seks hormonlarının vücutta immun yanıtın üzerine etkisi de dahil edilmiştir34.

Özellikle toy ve küçük ırklarla beraber Boxers, English Bulldogs, Lhasa Apsos, Weimaraners, American Eskimo Dogs, Golden Retrieverlar, Basset Houndler, Welsh Corgiler, Siberian Huskyler, Great Daneler, Labrador Retrieverler, Doberman Pinscherlar, American Pit Bull Terrierler ve Akitalar’da aşılara advers reaksiyon riski fazladır34. Kırma köpeklerde bu riskin daha düşük olduğu görülmüştür, yazarlar da neden olarak genetik heterojeniteyi (melez azmanlığı) göstermişlerdir.

Ürogenital Bozuklukları

İdrar kaçırma kısırlaştırılmış dişi köpeklerde yaygın olarak görülür ve ameliyat sonrası veya birkaç yıla kadar ortaya çıkabilir. Görülme sıklığı kısırlaştırılmış köpeklerde % 4-20 35,36,37, kısırlaştırılmamış köpeklerde ise % 0.3’dür38. İdrar kaçırma kısırlaştırma ile o kadar bağdaştırılmıştır ki “kısırlaştırma sonrası kaçırma” olarak bilinir39, üreter sfinkter yetersizliği neden olsa da biyolijik mekanizması bilinmemektedir. İdrar kaçırmanın çoğu (ancak bütün durumlarda değil) tedaviye cevap verir, ve birçok durumda tedavi köpeğin hayatı boyunca devam etmek zorundadır40.

Retrospektif bir çalışma, kalıcı veya tekrarlayan İdrar Yolu (mesane) Enfeksiyonlarının (İYE) kısırlaştırılmamış köpeklere kıyasla kısırlaştırılmış köpeklerde 3-4 kat daha olası olduğunu göstermiştir. Bir başka retrospektif çalışma ise 5 1/2 aydan önce kısırlaştırılmış köpeklerde İYE riskinin o yaştan sonra kısırlaştırılanlardan 2.76 kat daha fazla olduğunu göstermiştir42. Kısırlaştırma yaşıylaa bağlantılı olarak, kısırlaştırma dış genital organlarının anormal gelişimine neden olur. Kısırlaştırılmış dişilerde gömülmüş vulva, vajinal dermatit, vajinit ve İYE daha yüksek oranda görülür43. Bu risk ergenlik öncesi kısırlaştırılmış köpeklerde daha da yüksektir43.

Pyometra (Uterus Enfeksiyonu)

İsveç’te (kısırlaştırmanın nadir olarak yapıldığı bir ülke) pet sigorta verilerine göre dişi köpeklerin % 23’ünün 10 yaşından önce pyometra geçirdiği görülmektedir44. Bernese Mountain Dog, Rottweiler, Rough-Haired Collies, Cavalier King Charles Spaniel ve Golden Retrieverlar yüksek riskli ırklar olarak görülmüştür44. Doğum yapmamış köpeklerde risk daha yüksektir45. Nadiren, kısırlaştırılmış dişiler rahimin eksik çıkarılmasından dolayı “stump pyometra” geçirebilirler. Pyometra genelde cerrahi veya ilaç yolu ile tedavi edilebilir, fakat pyometra % 4 oranında ölüme yol açar44.

Pyometra insidansı ile beraber ele alındığında görülüyor ki kısırlaştırılmamış dişi köpeklerin % 1’i pyometradan ölecektir.

Perianal Fistül

Erkek köpeklerin dişi köpeklere kıyasla perianal fistür geliştirmesi iki kat fazladır ve kısırlaştırılmış köpeklerde bu risk kısırlaştırılmamış köpeklerle kıyasla daha azdır. Alman Çoban Köpekleri ve İrlanda Setterleri’nin perianal fistül gelişme olasılığı daha yüksektir46.

Prostatın Kanser-olmayan Bozuklukları

İyi huylu prostatik hipertrofinin (BPH, prostat büyümesi) insidansı kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde yaş arttıkça artar ve 5 yaşına kadar neredeyse kısırlaştırılmamış erkek köpeklerin % 80’inde görülür47. BPH vakalarının çoğu soruna neden olmazken, bazı durumlarda köpekte dışkı veya idrar yapma zorluğu yaşanır. Kısırlaştırma BPH’yi önleyecektir. Kısırlaştırma prostat büyümesinden sonra yapılırsa prostat büyümesi nispeten hızlı bir şekilde küçülecektir. BPH bazen prostatın enfeksiyon, abse ve kist gibi başka sorunlarına da bağlanabilir.

Ortopedik Bozukluklar

Beaglelar’da yapılan bir çalışmada, overlerin cerrahi olarak alınması (kısırlaştırmada olduğu gibi) illium’da (leğen kemiği)48 biçimlenme oranında bir artışa neden olduğu görülmüş ve kalça displazisi oranında bir artışa neden olabileceği düşünülmüştür.

Kısırlaştırmanın omurgada kemik kütlesinde net bir kayba neden olduğu da görülmüştür49. Ergenlik öncesi kısırlaştırılmış köpeklerde kemiklerdeki büyüme plakları geç kapanır ve böylece bu kemikler kısırlaştırılmamış veya yetiskin yaşta kısırlaştırılmış köpeklere kıyasla çok daha uzun olduğu görülüyor50. Büyüme plakları farklı kemiklerde farklı zamanlarda kapandığı için kısırlaşma bazı kemiklerde plaklar kapandıktan sonra, bazılarında ise önce yapılmış olabilir ve köpekte doğal olmayan performans ve eklemlerde dayanıklılık uzun vadede etkilenebilir.

Kısırlaşma kranial çapraz bağ ruptüründe iki kat artan bir risk ile ilişkilidir51. Bu da obezite riskinin artışıyla da bağlantılı olabilir30.

5 1/2 aylıktan önce kısırlaştırma yaşa göre düzeltilmiş kalça displazisi riskinin bu yaştan sonra kısırlaştırılan köpeklerdekinden % 70 daha fazla olduğu görülmüştür, bununla beraber 5 1/2 aylıktan önce kısırlaştırılan köpeklerde displazinin derecesinin daha az şiddetli olduğunu gösteren bazı bulgular da vardır42. Araştırmacılara göre: “Erken yaş gonadoktominin neden olduğu kemik uzunluğndaki artışlar eklem yapısında değişikliklere neden olup kalça displazisine de neden olabilir.”

Airedalelar’da yapılan ırk sağlık anket çalışmasında, kısırlaştırılmış köpeklerde kalça displazi ile “bütün kas-iskelet bozukluğu” oranlarının kısırlaştırılmamış köpeklere kıyasla çok daha yüksek olduğu görülmüştür, fakat bu çalışmada etkileyici başka faktörler -köpeklerin halihazırda kalça displazisi olduğu için kısırlaştırılmış olabilme ihtimali- ele alınmamıştır.

Kısırlaştırılmamış köpeklere kıyasla bir başka çalışma son 6 ayda kısırlaştırılan köpeklerde kalça displazisi riskinin 1.5 kat arttığı görülmüştür53.

Kısırlaştırılmamış köpeklere kıyasla, kısırlaştırılmış köpeklerde patellar luxation görülme olasılığının 3.1 kat daha yüksek olduğu görülmüştür54.

Geriatrik Kognitif Bozukluk

Kısırlaştırılmış dişi ve erkek köpekler kısırlaştırılmamış erkek köpeklere kıyasla hafif şiddetli geriatrik kognitif bozukluktan ileri derece geriatrik kognitif bozukluğa ilerleme olasılığı daha yüksektir. Risk farktörünü hesaplayabilmek için yeterli kısırlaştırılmamış dişi köpek yoktu.

Geriatrik kognitif bozukluk evde veya dışarıda şaşkınlık, aile üyeleriyle ilişkilerde değişiklik, tuvalet eğitiminin kaybı, ve uyku-uyanıklık döngüsünde değişiklikler içerir55.

Araştırmacılara göre: “Bu bulgu, mevcut hücresel düzeyde bilinen testosteron ve östrojenin nöro-koruyucu rolleri ve östrojenin insanlarda Alzheimer hastalığının önlenmesi ile uyumludur. Kısırlaştırılmamış dişi köpeklerde östrojenin benzer koruyucu rolleri olacağını tahmin ediyoruz, fakat malesef çalışmamıza dahil edip hipotezimizi test edecek yeterince kısırlaştırılmamış dişi köpek bulunamadı”55.

SONUÇ

Veteriner tıbbi literatürün objektif okunmasında köpeklerde kısırlaştırmanın uzun vadeli risk ve yararları ile ilgili karmaşık bir durum ortaya çıkıyor. Kanıtlar kısırlaşmanın hem olumlu hem olumsuz sağlık etkilerinin olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, bu konu ile ilgili gerçekte ne kadar az bilgimiz olduğu da açıkca görülmektedir.

Herşey göz önünde tutulunca, erkek köpeklerin, özellikle olgunlaşmamış erkek köpeklerin ileride sağlık problemleri riskine karşı kısırlaştırılması için geçerli neden görülememektedir. Erkek köpeklerde kısırlaştırma ile bağlantılı sağlık sorunları, yararlarını birçok durumda aşabilir.

Dişi köpekler için durum çok daha karmaşıktır. Kısırlaştırmanın sağlığa yararları, birçok durumda (hepsinde değil) sağlık sorunlarını aşabilir. Herşey ele alındığında, dişi köpek kısırlaştırmanın sağlığa zarar ve yararları köpeğin yaşı ve farklı ırkların çeşitli hastalıklara yakalanma riskine bağlıdır.

Köpeklerin fiziksel olarak olgun olmasını bekleyip kısırlaştırmanın veya erkek köpeklerde tıbbi bir zorunluluk yoksa hiç kısırlaştırmamanın geleneksel kısırlaştırma yaşı olan altı ay ile yavruda kısırlaştırma olan modern yaklaşımın ortaya çıkardığı saglık risklerini ortadan kaldırabileceği görülüyor.

Kısırlaştırmanın uzun vadeli sağlık riskleri veya yararları köpekten köpeğe değişir. Her köpek için ırk, yaş, cinsiyet ve tıbbi olmayan faktörler göz önünde bulundurularak karar verilmelidir. Tüm köpekler için standart bir yaklaşım veteriner tıbbi literatürüne göre desteklenebilir olarak görülmüyor.

REFERANSLAR
1 Burrow R, Batchelor D, Cripps P. Complications observed during and after ovariohysterectomy of 142 bitches at a veterinary teaching hospital. Vet Rec. 2005 Dec 24-31;157(26):829-33.
2 Pollari FL, Bonnett BN, Bamsey, SC, Meek, AH, Allen, DG (1996) Postoperative complications of elective surgeries in dogs and cats determined by examining electronic and medical records. Journal of the American Veterinary Medical Association 208, 1882-1886
3 Dorn AS, Swist RA. (1977) Complications of canine ovariohysterectomy. Journal of the American Animal Hospital Association 13, 720-724
4 Pollari FL, Bonnett BN. Evaluation of postoperative complications following elective surgeries of dogs and cats at private practices using computer records, Can Vet J. 1996 November; 37(11): 672–678.
5 Teske E, Naan EC, van Dijk EM, van Garderen E, Schalken JA. Canine prostate carcinoma:
epidemiological evidence of an increased risk in castrated dogs. Mol Cell Endocrinol. 2002 Nov 29;197(1-2):251-5.
6 Sorenmo KU, Goldschmidt M, Shofer F, Ferrocone J. Immunohistochemical characterization of canine prostatic carcinoma and correlation with castration status and castration time. Vet Comparative Oncology. 2003 Mar; 1 (1): 48
7 Weaver, AD. Fifteen cases of prostatic carcinoma in the dog. Vet Rec. 1981; 109, 71-75.
8 Cohen D, Reif JS, Brodey RS, et al: Epidemiological analysis of the most prevalent sites and types of canine neoplasia observed in a veterinary hospital. Cancer Res 34:2859-2868, 1974
9 Theilen GH, Madewell BR. Tumors of the genital system. Part II. In:Theilen GH, Madewell BR, eds. Veterinary cancer medicine. 2nd ed.Lea and Febinger, 1987:583–600.
10 Glickman LT, Glickman N, Thorpe R. The Golden Retriever Club of America National Health Survey 1998-1999 http://www.vet.purdue.edu/epi/golden_retriever_final22.pdf
11 Handbook of Small Animal Practice, 3rd ed
12 Hayes HM Jr, Pendergrass TW. Canine testicular tumors: epidemiologic features of 410 dogs. Int J Cancer 1976 Oct 15;18(4):482-7
13 Ru G, Terracini B, Glickman LT. (1998) Host-related risk factors for canine osteosarcoma. Vet J 1998 Jul;156(1):31-9
14 Cooley DM, Beranek BC, Schlittler DL, Glickman NW, Glickman LT, Waters DJ. Endogenous gonadal hormone exposure and bone sarcoma risk. Cancer Epidemiol Biomarkers Prev. 2002 Nov;11(11):1434-40.
15 Moe L. Population-based incidence of mammary tumours in some dog breeds. J of Reproduction and Fertility Supplment 57, 439-443.
16 Ferguson HR; Vet Clinics of N Amer: Small Animal Practice; Vol 15, No 3, May 1985
17 MacEwen EG, Patnaik AK, Harvey HJ Estrogen receptors in canine mammary tumors. Cancer Res., 42: 2255-2259, 1982.
18 Schneider, R, Dorn, CR, Taylor, DON. Factors Influencing Canine Mammary Cancer Development and Postsurgical Survival. J Natl Cancer Institute, Vol 43, No 6, Dec. 1969
19 Feinleib M: Breast cancer and artificial menopause: A cohort study. J Nat Cancer Inst 41: 315-329, 1968.
20 Dorn CR and Schneider R. Inbreeding and canine mammary cancer. A retrospective study. J Natl Cancer Inst. 57: 545-548, 1976.
21 Brodey RS: Canine and feline neoplasia. Adv Vet Sci Comp Med 14:309-354, 1970
22 Hayes A, Harvey H J: Treatment of metastatic granulosa cell tumor in a dog. J Am Vet Med Assoc 174:1304-1306, 1979
23 Norris AM, Laing EJ, Valli VE, Withrow SJ. J Vet Intern Med 1992 May; 6(3):145-53
24 Prymak C, McKee LJ, Goldschmidt MH, Glickman LT. Epidemiologic, clinical, pathologic, and prognostic characteristics of splenic hemangiosarcoma and splenic hematoma in dogs: 217 cases (1985). J Am Vet Med Assoc 1988 Sep; 193(6):706-12
25 Ware WA, Hopper, DL. Cardiac Tumors in Dogs: 1982-1995. J Vet Intern Med 1999;13:95–103.
26 Panciera DL. Hypothyroidism in dogs: 66 cases (1987-1992). J Am Vet Med Assoc. 1994 Mar 1;204(5):761-7
27 Panciera DL. Canine hypothyroidism. Part I. Clinical findings and control of thyroid hormone secretion and metabolism. Compend Contin Pract Vet 1990: 12: 689-701.
28 Glickman LT, Glickman N, Raghaven M, The Akita Club of America National Health Survey 2000-2001.
http://www.vet.purdue.edu/epi/akita_final_2.pdf
29 Glickman LT, HogenEsch H, Raghavan M, Edinboro C, Scott-Moncrieff C. Final Report to the Hayward Foundation and The Great Dane Health Foundation of a Study Titled Vaccinosis in Great Danes. 1 Jan
2004. http://www.vet.purdue.edu/epi/great_dane_vaccinosis_fullreport_jan04.pdf
30 Edney AT, Smith PM. Study of obesity in dogs visiting veterinary practices in the United Kingdom. .Vet Rec. 1986 Apr 5;118(14):391-6.
31 McGreevy PD, Thomson PC, Pride C, Fawcett A, Grassi T, Jones B. Prevalence of obesity in dogs examined by Australian veterinary practices and the risk factors involved. Vet Rec. 2005 May
28;156(22):695-702.
32 Lund EM, Armstrong PJ, Kirk, CA, Klausner, JS. Prevalence and Risk Factors for Obesity in Adult Dogs from Private US Veterinary Practices. Intern J Appl Res Vet Med • Vol. 4, No. 2, 2006.
33 Marmor M, Willeberg P, Glickman LT, Priester WA, Cypess RH, Hurvitz AI. Epizootiologic patterns of diabetes mellitus in dogs Am J Vet Res. 1982 Mar;43(3):465-70. ..
34 Moore GE, Guptill LF, Ward MP, Glickman NW, Faunt KF, Lewis HB, Glickman LT. Adverse events diagnosed within three days of vaccine administration in dogs. JAVMA Vol 227, No 7, Oct 1, 2005
35 Thrusfield MV, Holt PE, Muirhead RH. Acquired urinary incontinence in bitches: its incidence and relationship to neutering practices.. J Small Anim Pract. 1998. Dec;39(12):559-66.
36 Stocklin-Gautschi NM, Hassig M, Reichler IM, Hubler M, Arnold S. The relationship of urinary incontinence to early spaying in bitches. J Reprod Fertil Suppl. 2001;57:233-6…
37 Arnold S, Arnold P, Hubler M, Casal M, and Rüsch P. Urinary Incontinence in spayed bitches: prevalence and breed disposition. European Journal of Campanion Animal Practice. 131, 259-263.
38 Thrusfield MV 1985 Association between urinary incontinence and spaying in bitches Vet Rec 116 695
39 Richter KP, Ling V. Clinical response and urethral pressure profile changes after phenypropanolamine in dogs with primary sphincter incompetence. J Am Vet Med Assoc 1985: 187: 605-611.
40 Holt PE. Urinary incontinence in dogs and cats. Vet Rec 1990: 127: 347-350.
41 Seguin MA, Vaden SL, Altier C, Stone E, Levine JF (2003) Persistent Urinary Tract Infections and Reinfections in 100 Dogs (1989–1999). Journal of Veterinary Internal Medicine: Vol. 17, No. 5 pp. 622–631.
42 Spain CV, Scarlett JM, Houpt KA. Long-term risks and benefits of early-age gonadectomy in dogs. JAVMA 2004; 224:380-387.
43 Verstegen-Onclin K, Verstegen J. Non-reproductive Effects of Spaying and Neutering: Effects on the Urogenital System. Proceedings of the Third International Symposium on Non-Surgical Contraceptive Methods for Pet Population Control
http://www.acc-d.org/2006%20Symposium%20Docs/Session%20I.pdf
44 Hagman R: New aspects of canine pyometra. Doctoral thesis, Swedish University of Agricultural Sciences, Uppsala, 2004.
45 Chastain CB, Panciera D, Waters C: Associations between age, parity, hormonal therapy and breed, and pyometra in Finnish dogs. Small Anim Endocrinol 1999; 9: 8.
46 Killingsworth CR, Walshaw R, Dunstan RW, Rosser, EJ. Bacterial population and histologic changes in dogs with perianal fistula. Am J Vet Res, Vol 49, No. 10, Oct 1988.
47 Johnston SD, Kamolpatana K, Root-Kustritz MV, Johnston GR, Prostatic disorders in the dog. Anim Reprod. Sci Jul 2;60-61:405-415. .
48 Dannuccia GA, Martin RB., Patterson-Buckendahl P Ovariectomy and trabecular bone remodeling in the dog. Calcif Tissue Int 1986; 40: 194-199.
49 Martin RB, Butcher RL, Sherwood L,L Buckendahl P, Boyd RD, Farris D, Sharkey N, Dannucci G. Effects of ovariectomy in beagle dogs. Bone 1987; 8:23-31
50 Salmeri KR, Bloomberg MS, Scruggs SL, Shille V. Gonadectomy in immature dogs: Effects on skeletal, physical, and behavioral development, JAVMA, Vol 198, No. 7, April 1991.
51 Whitehair JG, Vasseur PB, Willits NH. Epidemiology of cranial cruciate ligament rupture in dogs. J Am Vet Med Assoc. 1993 Oct 1;203(7):1016-9.
52 Glickman LT, Airedale Terrier Club of America, Airedale Terrier Health Survey 2000-2001
http://www.vet.purdue.edu//epi/Airedale%20final%20report_revised.pdf
53 van Hagen MA, Ducro BJ, van den Broek J, Knol BW. Incidence, risk factors, and heritability estimates of hind limb lameness caused by hip dysplasia in a birth cohort of boxers. Am J Vet Res. 2005 Feb;66(2):307-12.
54 B. Vidoni, I. Sommerfeld-Stur und E. Eisenmenger: Diagnostic and genetic aspects of patellar luxation in small and miniature breed dogs in Austria. Wien.Tierarztl.Mschr. (2005) 92, p170 – 181
55 Hart BL. Effect of gonadectomy on subsequent development of age-related cognitive impairment in dogs. J Am Vet Med Assoc. 2001 Jul 1;219(1):51-6.
Paylaşmak güzeldir...

Benzer Yazılar