Hazal ÖZTÜRK1, Evrim EGEDEN2*, Özlem CALP EGEDEN2, M. Metin BARLAN3, Funda YILDIRIM1, Aydın GÜREL1
1İstanbul üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Avcılar Kampüsü, İstanbul
2*Ada Veteriner Polikliniği Sülün Sokak No: 14 1. Levent 34330 Beşiktaş, İstanbul. Tlf: +90.212.3246732. E-posta: info@adapoliclinic.com
3 Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi, Gayrettepe, İstanbul

Giriş

Meme tümörü kedilerde en sık karşılaşılan üçüncü neoplazilerdir ve dişi kedilerde görülen tümörlerin %17 sini oluştururlar. Kedi meme tümörleri %80 gibi büyük bir oranda malign prognoza sahiptirler. Malign prognoza sahip meme tümörleri en çok bölgesel lenf nodları ile akciğerlere metastaz yapma eğilimi gösterirler. Bu çalışmada akciğer, mediastinal lenf nodu, interkostal kaslar ve diyaframaya metastaz yapmış kedi meme tümörü olgusu klinik ve patolojik yönden sunulması amaçlanmıştır.

Materyal & Metot

Sol kaudo-torakal ve kranio-abdominal meme loblarında şişlik şikâyetiyle kliniğe getirilen 13 yaşındaki dişi, tekir kedide tümör şüpheli 2,5-3 cm çaplarında kitleler tespit edildi. Total mastektomi yapılarak şüpheli kitleler uzaklaştırıldı. Doku örnekleri, %10’luk tamponlu formol çözeltisinde tespit edildi, rutin doku takip işlemlerinden geçirildi, parafin bloklara gömüldü ve 3-4 µm kalınlığında kesitler alınıp Hematoksilen-Eozin boyası ile boyanarak ışık mikroskobu ile incelendi ve musinöz karsinom teşhisi konuldu. Hastaya post-operatif herhangi bir tedavi uygulanmadı. 15 ay sonra plöyral efüzyon tespit edilen hastadan ince iğne aspirasyon yöntemiyle torakstan sıvı alınarak sitolojik inceleme yapıldı. Bilgisayarlı tomografi (BT) ile akciğerler ve göğüs boşluğu metastaz açısından tarandı. Palyatif anlamda yarar elde etmek amacıyla hastadan plöyral efüzyon cekildikten sonra 50 mg/m2 dozunda bleomycin 10 cc distile suyla dilue edilip, 5` er cc bilateral ile talk plöyradezis işlemi uygulandı. Bu işlem sonrasında 3. haftada eks olan kedi, sahiplerinin izniyle nekropsiye alındı. Bu doku örnekleri de rutin doku takip işlemlerinden geçirilerek histopatolojik incelemeleri yapıldı.

Bulgular

Histopatoloji
Meme doku kesitlerinde yer yer musinöz görünümdeki içerik içerisinde etraflarında belirgin bir kapsül bulunmayan, sitoplazmalarinda yer yer musinöz salgı içeren epitelyal neoplastik hücrelerin, çoğunlukla kümeler halinde bir araya gelerek tubul formları oluşturduğu alanlar izlendi. Epitelyal neoplastik hücrelerde ileri dereceli hücresel atipi, anizositozis ve anizokaryosis, hiperkromazi, çok çekirdekçiklilik gibi malignite kriterleri ile geniş nekroz alanları ve nötrofil infiltrasyonları ile karakterize yangı izlendi. Bu bulgulara göre musinöz adenokarsinom tanısı konuldu (Resim 1).

Resim 1. Meme. Musinöz Adenokarsinom. A. Neoplastik epitelyal hücreler tubul formları ile karakterize, yer yer musinöz salgı alanları (yıldız). B. Neoplazik alanlar ile tümör nekrozu (yıldız). C. Yer yer musinöz salgı alanları içeren tubul formları D. Anizositozis, anizokaryozis ve hiperkromazi gösteren neoplastik epitel hücreleri ve çok sayıda mitotik figür (ok).

Sitoloji
Plöyral efüzyonun sitolojik incelemesinde çok sayıda tekli veya kümeler halinde toplanmış anizositozis, birden fazla çekirdekçiklilik veya hiperkromatik çekirdekli atipik epitelyal neoplastik hücreler saptandı (Resim 2).

Resim 2. A. B. Tekli çok sayıda anizokaryozis ve anizositozis gösteren atipik epitelyal neoplastik hücreler ile tek tük dejenere ve sağlam morfolojide polimorf nötrofil lökositler. C. D. Kümeler halinde toplanmış anizokaryozis, anizositozis ve hiperkromazi gösteren atipik epitelyal neoplastik hücreler.

X- Ray ve BT
X-Ray görüntülemede hastanın toraks boşluğunda plöyral efüzyon, homojen dansite ile birlikte yaygın puslu görünüm olarak tespit edildi (Resim 3. A.)
Bilateral plöyral efüzyon ile akciğerlerde komprese segmental atelektazi alanları izlendi (Resim 3).

Resim 3. A. X-Ray. Göğüs boşluğunda plöyral efüzyon.
B. Bilateral plöyral efüzyon ile akciğerlerde komprese segmental atelektazi alanları.

Postmortem Makroskobik ve Histopatolojik İnceleme
Akciğerler genel olarak kollabe görünümde, plöyrada matlaşma ve kalınlaşma ile akciğerlerde, plöyrada, interkostal kaslarda ve diyaframda 0,2 cm çapında milier dağılım gösteren boz beyaz, sınırlı, sert kıvamda odaklar izlendi.
Nekropside mediastinal lenf nodlarında büyüme ve yaklaşık 0,5-1 cm çaplı, kesit yüzü boz beyaz renkte kitleler tespit edildi.
Alınan organlardan akciğerlerde, mediastinal lenf nodlarında, interkostal kaslarda ve plöyrada da meme dokusundakine benzer nitelikte, tubul formu oluşturan epitelyal neoplastik hücrelerden ibaret metastaz odakları izlendi. Plöyrada da ileri dereceli mononükleer ve nötrofil lökosit yangı hücreleri ve fibröz bağ doku artışı ile karakterize plöyritis izlendi (Resim 4).

Resim 4. A. Akciğer, alveoller bölgelerde yaygın durumda tubul formları oluşturmuş metastazik karsinom alanları (ok). B. Mediastinal lenf nodu, yaygın durumda tubul formları oluşturmuş metastazik karsinom alanları (ok), lenfoid odaklar (yıldız). C. Diyafram, kas tabakasında yangısal hücreler, fibröz bağ doku artışı ve tubul formları oluşturan metastazik karsinom odakları. D. Akciğer- plöyra, mononükleer ve nötrofil lökosit tipinde yangısal hücre infiltrasyonları, fibröz bağ doku artışı ile karakterize plöyritis (yıldız).

Tartışma ve Sonuç

Olgumuzda histopatolojik incelemelerde musinöz karsinom tanısı konulan meme tümörünün, klinik olarak bir buçuk yıl sonra göğüs boşluğuna metastaz yaptığı, oluşan pleöral efüzyonun sitopatolojik incelemesi ile tespit edildi. Toraks bölgesinin malign neoplaziler plöyral efüzyon ile karakterize klinik bulgularla seyredebilirler. Malign pölyral efüzyonlar sitolojik inceleme ile oldukça başarılı şekilde teşhis edilebilirler. Bu tip neoplaziler plöyral boşluğa bleomycin talk plöyradezis işlemi palyatif yarar elde etmek için insan tıp hekimliğinde oldukça sık tercih edilen bir yöntemdir. Hastamız işlem arkasından klinik anlamda bir yan etki yaşamamış, orta düzeyli iştah azalması dışında şiddetli respiratorik distres yaşadığı güne kadar kalite bir remisyon dönemi geçirmiştir.
Klinik pratikte tedavi yönetimi son derece komplike ve güç ve metastazik oranı yüksek olan kedi meme tümörlerinin metastazlarında da sitopatolojinin değerli bir diagnostik araç olduğu bu vakada bir kez daha gösterilmiştir.

Paylaşmak güzeldir...